1960 ile 1980 Arasında Şiddet ve Radikalleşmenin Toplumsal Zemini
Vefa Saygın Öğütle ve Güney Çeğin'in Radikalleşen Türkiye 1960-1980 adlı çalışması, Türkiye'nin iki askerî müdahale arasındaki yirmi yılını siyasal şiddet, devlet cebri, sınıfsal çatışma, paramilitarizm ve radikal siyasi hareketlerin gelişimi üzerinden inceler. Yazarlar dönemi yalnız sağ ve sol örgütlerin sokak çatışmalarına indirmez; modernleşme, kapitalist dönüşüm, devletin dışlama pratikleri ve toplumsal grupların siyasallaşması arasındaki ilişkileri tartışır. Kürt siyasal bilincinin ve radikal solun ortaya çıktığı ortam da bu geniş yapı içinde ele alınır.
27 Mayıs Sonrasından 12 Eylül'e Radikal Siyasetin Yapısal Tarihi
1960 darbesi sonrasında hazırlanan anayasa yeni siyasal ve örgütsel imkânlar yaratırken Türkiye aynı zamanda hızlı kentleşme, sanayileşme ve sınıfsal dönüşüm yaşamaktadır. İşçi hareketleri ve öğrenci siyaseti genişler, sosyalist düşünceler yeni örgütlenme biçimleri kazanır. Devletin güvenlik yaklaşımı ve sağ paramiliter yapılanmalar siyasi şiddetin başka bir boyutunu oluşturur.
1970'lerde ekonomik kriz ve koalisyon sorunları arttıkça sokak çatışmaları daha ölümcül hâle gelir. Yazarlar bu gelişmeleri yalnız ideolojik aşırılığın kendiliğinden sonucu olarak değil toplumsal ve kurumsal koşulların ürettiği radikalleşme biçimleri şeklinde açıklar. Kürt siyasi hareketinin yeni örgütlenmeleri ve devletin farklı topluluklara uyguladığı dışlama pratikleri de aynı tarihsel çerçeveye eklenir. Anlatı 12 Eylül 1980 darbesine giden yapısal gerilimleri görünür kılmayı amaçlar.
Öğütle ve Çeğin'in Sosyolojik Yaklaşımı
Vefa Saygın Öğütle ve Güney Çeğin Türkiye'de sosyoloji, siyaset, entelektüel alan ve toplumsal sınıflar üzerine çalışmalar yapan akademisyenlerdir.
1970'lerdeki Şiddeti Yalnız Sağ-Sol Kavgası Olarak Görmemek İçin
Radikalleşen Türkiye, 1960-1980 dönemindeki siyasi şiddeti bireylerin ideolojik fanatikliğine indirgemek yerine devlet, sınıf, kapitalist dönüşüm ve örgütlenme biçimleriyle birlikte inceler. Türkiye'nin yakın siyasi tarihi, 1968 kuşağı, 12 Mart, 12 Eylül ve toplumsal hareketlerle ilgilenen okurlar için kısa fakat yoğun bir analitik çerçeve sunar. Kitabın sosyolojik yaklaşımı kronolojik olay tarihinden farklıdır; hangi olayın hangi gün gerçekleştiğinden çok şiddeti ve radikalleşmeyi üreten yapısal ilişkilerin nasıl kurulduğunu anlamaya yönelir.
Politik Şiddetin Tek Kaynaklı Olmadığını Görmek
Eser kurumsal devlet şiddeti, paramiliter yapılanmalar, sınıfsal çatışmalar ve radikal örgütlerin eylemlerinin birbirlerinden tamamen bağımsız değil aynı tarihsel alan içinde etkileşen süreçler olduğunu savunur.
Okur yorumları
0 yorumHenüz yorum yapılmadı. Bu kitabı okuduysanız ilk değerlendirmeyi siz paylaşın.