Korkunun mekânı olarak Goblin
Josh Malerman'ın Goblin kitabı, yağmurun sık sık görüldüğü ve sıra dışı olayların yaşandığı aynı adlı kasabada geçen birbirine bağlı korku hikâyelerinden oluşur. Kasaba ilk bakışta gündelik yaşamın sürdüğü sıradan bir yer gibi görünür. Ancak burada yaşayan insanların alışkanlıkları ve takıntıları, mekânın tekinsiz havasını güçlendirir. Malerman, kasabayı yalnızca farklı hikâyelerin arka planı olarak kullanmaz. Goblin'in sokakları, ormanları ve evleri, anlatıların ortak karakterlerinden biri hâline gelir. Böylece birbirinden ayrı görünen olaylar, aynı dünyayı paylaşan kişilerin yaşantıları üzerinden ilişki kurar. Her öykü, insanın bilinmeyen karşısındaki korkusunu farklı bir biçimde ortaya çıkarır.
Kasabanın tuhaf sakinleri
Goblin'de karşılaşılan kişiler, kendilerine özgü korkuların veya arzuların peşinden gider. Wayne, eşinin ölümünün ardından evinin bahçesinde büyük bir çit labirenti oluşturur. Kamp, hayaletlerden çok korkmasına rağmen bir hayaleti kaydetmek için çaba gösterir. Neal Nash ise altmışıncı doğum gününde kasabanın ormanlarında bulunduğu anlatılan dev baykuşlardan birini avlamaya karar verir. Charles, sevdiği kişiye duygularını kanıtlamak için beklenmedik seçimler yapar. Bu karakterlerin hikâyeleri, korkunun her zaman dışarıdan gelen bir tehditten doğmadığını gösterir. Kişisel kayıplar ve yoğun arzular da insanı olağan dışı davranışlara yöneltebilir. Malerman, karakterlerin seçimlerini kasabanın ürkütücü atmosferiyle birleştirir.
Labirentler ve bilinmeyenin çekiciliği
Kitabın anlatılarında kasabanın farklı köşelerinde ortaya çıkan esrarengiz olaylar, insanların merak etme isteğiyle karşı karşıya gelir. Büyük bir labirent, gizemli bir orman veya hayalet olasılığı, hikâyelerde korku kadar araştırma arzusunu da doğurur. Malerman, korkunun ortaya çıkması için her zaman açıklanmış bir canavara ihtiyaç duymaz. İnsanların neyle karşılaşacağını bilmediği durumlar, bazen somut tehlikelerden daha güçlü bir gerilim yaratır. Kasabanın geçmişi ve sakinlerinin davranışları hakkındaki belirsizlik, okurun olayların sonucuna ilişkin düşüncelerini sürekli değiştirir. Mekânların birbirinden farklı özellikler taşıması, her öykünün kendine ait gerilim biçimi geliştirmesini sağlar.
Birbirine bağlanan hikâyelerin yapısı
Goblin, tek bir kahramanın başından geçen olayları başlangıçtan sona izleyen bir roman gibi ilerlemez. Bunun yerine aynı kasabayı paylaşan insanların farklı deneyimlerini anlatır. Bir hikâyede önemsiz görünen kasaba ayrıntısı, diğerinde yeni bir anlam kazanabilir. Böylece Goblin'in kuralları ve insanların birbirleriyle ilişkileri parça parça anlaşılır. Malerman, bu yapıyla korku edebiyatının farklı anlatım imkânlarını bir araya getirir. Kimi bölümlerde psikolojik takıntılar öne çıkarken kimilerinde doğaüstü olasılıklar belirleyici olur. Karakterlerin kişisel hedefleri, tehlikeyle karşılaşmalarının nedenini oluşturur. Eserin ortak dünyası, öyküler arasındaki bağı güçlendirirken her hikâyenin ayrı bir olay örgüsüne sahip olmasını da mümkün kılar.
Özgün eser ve Türkçe basım
Goblin, Amerikalı yazar Josh Malerman'ın 2017 tarihli eserinin Türkçe çevirisidir. Kitap, Aslı Dağlı çevirisiyle İthaki Yayınları tarafından Ekim 2022'de yayımlanmıştır. İncelenen Türkçe baskının ISBN numarası 9786258327946'dır; yayınevi kayıtlarında 440 sayfa olarak yer alır. Eserin başlıca mekânı, yağmurlu ve gizemli atmosferiyle tanınan Goblin kasabasıdır. Wayne, Kamp, Neal Nash ve Charles gibi karakterlerin öyküleri, bu ortak ortamın farklı yönlerini gösterir. Malerman, kişisel takıntılarla doğaüstü korkuyu birleştirerek bir kasabanın karanlık dünyasını anlatır. Kitap, birbirine bağlanan öyküler aracılığıyla merak, kayıp, korku ve bilinmeyenle yüzleşme temalarını işler.
Korkunun mekânı olarak GoblinJosh Malerman'ın Goblin kitabı, yağmurun sık sık görüldüğü ve sıra dışı olayların yaşandığı aynı adlı kasabada geçen birbirine bağlı korku hikâyelerinden oluşur. Kasaba ilk bakışta gündelik yaşamın sürdüğü sıradan bir yer gibi görünür. Ancak burada yaşayan insanların alışkanlıkları ve takıntıları, mekânın tekinsiz havasını güçlendirir. Malerman, kasabayı yalnızca farklı hikâyelerin arka planı olarak kullanmaz. Goblin'in sokakları, ormanları ve evleri, anlatıların ortak karakterlerinden biri hâline gelir. Böylece birbirinden ayrı görünen olaylar, aynı dünyayı paylaşan kişilerin yaşantıları üzerinden ilişki kurar. Her öykü, insanın bilinmeyen karşısındaki korkusunu farklı bir biçimde ortaya çıkarır.
Okur yorumları
0 yorumHenüz yorum yapılmadı. Bu kitabı okuduysanız ilk değerlendirmeyi siz paylaşın.