Deklanşör Kitabı Hakkında
Ramona Emerson’ın Deklanşör romanı, adli fotoğrafçılık üzerine kurulu bir suç hikâyesini doğaüstü bir yetenekle birleştirir. Albuquerque polis teşkilatında çalışan Rita Todacheene, suç mahallerindeki ayrıntıları kayda geçirmekle görevlidir. Ancak onun gördükleri yalnızca fotoğraf makinesinin yakalayabildiği izlerden ibaret değildir: Rita, ölen insanların ruhlarını da görebilmektedir.
Bu yetenek, mesleğinde fark edilmesi zor ayrıntılara ulaşmasını sağlarken özel hayatında taşıdığı ağır bir sırra dönüşür. İntihar olarak değerlendirilen bir ölümün ardından kurbanın ruhunun Rita’ya yönelmesi, onu resmî soruşturmanın sınırlarının dışına taşır. Ölümün ardındaki gerçeği ortaya çıkarma baskısı, hem güvenliğini hem de içinde bulunduğu dünyayla kurduğu ilişkiyi tehdit eder.
Polisiye ile Doğaüstünün Kesişimi
Deklanşör’ün ayırt edici tarafı, suçun maddi kanıtlarıyla ölülere ilişkin deneyimlerin aynı anlatıda buluşmasıdır. Rita’nın Navajo kökeni ve büyükannesiyle büyüdüğü çevre, karakterin geçmişini ve yaşadıklarına verdiği anlamı şekillendirir. Roman bu nedenle yalnızca bir ölümün nasıl gerçekleştiğini değil, Rita’nın mesleği, kültürel belleği ve sakladığı yeteneği arasında nasıl yol aldığını da izler.
Suç soruşturmasını hayalet anlatıları ve karakterin geçmişiyle birlikte takip etmek isteyen okurlar için farklı türleri bir araya getiren bir romandır. Özgün adı Shutter olan eserin Türkçe baskısı, Kerime Dalyan çevirisiyle The Kitap tarafından yayımlanmıştır. Kayıttaki ISBN numarası 9786256611832’dir.
Fotoğrafın Kaydettiği İzlerle Rita’nın Gördükleri
Adli fotoğrafçılık, Rita’nın gündelik işinde gözlem ile kanıt arasında bir bağ kurmasını gerektirir. Ölülere ilişkin deneyimi ise aynı mesleki çerçeve içinde kolayca açıklanabilecek bir bilgi kaynağı değildir. Romanın temel çatışmalarından biri bu iki görme biçiminin yan yana gelmesidir: Kamerayla kayda geçirilebilen bir ayrıntı ile yalnızca Rita’nın karşılaştığı bir varlık, çevresindekiler için aynı ölçüde paylaşılabilir değildir. Bu ayrım, soruşturmanın bilgiye ulaşma boyutunu karakterin sır saklama zorunluluğuyla birleştirir.
Rita’nın geçmişi ve Navajo kimliği, doğaüstü unsurların kişisel hayatında taşıdığı ağırlığı anlamak için önemlidir. Deklanşör’ü yalnızca katilin kim olduğunu bulmaya yönelik bir bulmaca olarak değil, bir karakterin gördükleriyle yaşamak zorunda kalışını anlatan bir roman olarak okumak mümkündür. Suç mahalleri, ölüm ve tehdit içeren olaylar nedeniyle anlatının karanlık tarafı belirgindir. Buna karşılık kitap, polisiye soruşturmayla kültürel aidiyet ve kişisel hafıza arasındaki ilişkiyi birlikte izlemek isteyen okurlara farklı bir tür birleşimi sunar.
Okur yorumları
0 yorumHenüz yorum yapılmadı. Bu kitabı okuduysanız ilk değerlendirmeyi siz paylaşın.