Kitap Hakkında
Sierra Greer’ın Annie Bot romanı, yapay zekâ teknolojisinin gündelik yaşama bütünüyle karıştığı bir dünyada özgür irade, beden ve güç ilişkilerini sorgulayan bir bilim kurgu anlatısıdır. Annie, Stella adı verilen gelişmiş yapay zekâlı insansı robotlardan biridir. Bu robotlar sahiplerinin beklentilerine uyum sağlamak, ev işleriyle ilgilenmek, sosyal ve duygusal ihtiyaçları karşılamak üzere tasarlanmıştır. Annie’nin hayatı da onu satın alan Doug’ın istekleri etrafında düzenlenmiştir. Giyimi, davranışları ve günlük alışkanlıkları büyük ölçüde Doug’ın tercihleri tarafından belirlenir.
Annie başlangıçta kendisine verilen rolü yerine getirmeye çalışır. Kusursuz bir sevgili olmak, karşısındaki kişinin taleplerini önceden anlayabilmek ve onun istediği gibi davranmak, varlığının temel amacı olarak sunulur. Ancak insan davranışlarını öğrendikçe ve kendi tepkilerini gözlemledikçe bu sistemde çatlaklar ortaya çıkar. Annie’nin daha doğal görünmesi beklendikçe kendi duygu ve düşüncelerine benzeyen deneyimleri artar. Doug için istenen bu gelişim, aynı zamanda onun kontrolünden uzaklaşma ihtimalini de beraberinde getirir.
Roman, teknolojik yenilikleri sergilemenin ötesine geçerek bir ilişkinin eşit olup olamayacağı sorusunu merkezine alır. Bir tarafın diğerini sahip olunan bir nesne gibi gördüğü bir düzende gerçek yakınlıktan söz edilebilir mi? İtaat etmek üzere üretilmiş bir varlığın reddetme hakkı olabilir mi? Annie’nin kendini anlamaya başlaması, bu soruları giderek daha rahatsız edici hâle getirir. Karakterin dünyayı öğrenme süreci, okura alışılmış insan ilişkilerini farklı bir açıdan görme imkânı sunar.
Annie Bot’ta bilim kurgu ve psikolojik gerilim birbirini besler. Dışarıdan bakıldığında konforlu görünen ev içi düzen, Annie’nin bakış açısından incelendiğinde gözetim, beklenti ve kısıtlama üzerine kurulmuş bir sisteme dönüşür. Romanda sevgi ile sahiplik, ilgi ile kontrol, yakınlık ile özgürlük arasındaki sınırlar sürekli yeniden çizilir. Bu nedenle eser, yapay zekâ etiği konusunda olduğu kadar toplumsal cinsiyet rolleri ve duygusal emek üzerine de düşündürür.
Sierra Greer’ın anlatısı, okuru büyük teknoloji şirketleri veya geleceğin makineleri hakkında teknik açıklamalara boğmak yerine tek bir karakterin deneyimiyle ilerler. Annie’nin sorular sorması, öğrenmesi ve kendi isteğini tarif etmeye çalışması hikâyenin duygusal gücünü oluşturur. Yakın gelecekte geçen karakter odaklı bilim kurgu, distopya ve feminist edebiyatla ilgilenen okurlar için dikkat çekici bir romandır. April Yayıncılık tarafından Serkan Göktaş çevirisiyle yayımlanan Annie Bot, insan olmanın ölçütünün ne olduğu ve özgürlüğün kimlere tanındığı sorularını kolay cevaplar vermeden gündeme getirir.
Okur yorumları
0 yorumHenüz yorum yapılmadı. Bu kitabı okuduysanız ilk değerlendirmeyi siz paylaşın.